BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ

Hakkımızda

Merkezimiz, Hitit Üniversitesi rektörü Prof. Dr. Reha Metin Alkan'ın öneri ve katkılarıyla Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü ve Biyoloji Bölümü öğretim üyelerinin çalışmalarıyla 2018 yılında kurulmuştur. Biyolojik Çeşitlilik Araştırma ve Uygulama Merkezi (HUBIOM), üniversitemiz kadar genç ve dinamik, bir o kadar da tecrübeli olan yönetim ve danışma kurulumuz sayesinde ilkeli, özgün ve kararlı çalışmalarına devam etmektedir.


Neden Biyolojik Çeşitlilik Araştırma ve Uygulama Merkezi?

Biyolojik çeşitlilik, bir bölgedeki genlerin, bu genleri taşıyan türlerin, bu türleri barındıran ekosistemlerin ve bunları birbirine bağlayan ekolojik süreçlerin bir bütünüdür. Son yıllarda aşırı nüfus artışı insanoğlunun gereksinimlerinin artmasına, dolayısıyla biyolojik çeşitliliğin kaybına neden olmaktadır. Bu tahribatın gözle görünür derecelere ulaşması ile biyoçeşitliliğin korunması yönünde önemli adımlar atılmaktadır. Bunun için küresel ölçekte farklı koruma stratejileri geliştirilmiş ve ülkemizin de taraf olduğu biyoçeşitliliğin korunmasına yönelik antlaşmalar imzalanmaktadır.

Ülkemizin üç farklı fitocoğrafik bölgenin etkisinde olması, farklı vejetasyonların ve farklı iklimsel örüntülerin oluşmasına ve dolayısıyla biyolojik çeşitliliğin de benzer enlemlerdeki coğrafik alanlara göre oldukça zengin olmasına neden olmuştur. Türkiye’nin bu zengin biyoçeşitliliğini korumak ve sürdürülebilir kalkınma için Araştırma Merkezleri, Tanıtım Ofisleri, Eğitim Ofisleri, Kamu Kurum ve Kuruluşları gibi birçok alanda faaliyet gösteren bilimsel çalışmaları güçlendirmek gerekmektedir.

Geleceğin en büyük sorunları haline gelen halk sağlığı, sürdürülebilir tarımsal kalkınma ve enerji kaynaklarının sürdürülebilir kullanımıtamamen biyolojik çeşitliliğin konuları ile ilgilidir. Dolayısıyla biyolojik çeşitliliğin ortaya konulması ve sürdürülebilir kullanımı gelecek nesiller için oldukça önemlidir. Geleceğimiz için en önemli değerlerden birisinin korunmasına ve sürdürülebilir olmasına yönelik bilimsel alt yapıya sahip Araştırma ve Uygulama Merkezleri’nin eksikliği, hissedilir derecelere ulaşmıştır. Çorum ilinin de iki farklı fitocoğrafik bölge etkisi altında olması biyolojik zenginlikleri beraberinde getirmiştir. Sonuç olarak, merkezin Hitit Üniversitesi bünyesinde olması da, merkezin amaçlarına ayrıca değer katacaktır.

 


Merkezin kurulum gerekçesi ve amaçları


1. Son yıllarda küresel anlamda biyolojik çeşitliliğin odak merkezi haline gelmesi,

2. Biyolojik zenginliklerimize sahip çıkan bir üniversite sloganı,

3. Gelecekte planlanan biyoçeşitlilik müzesi için bir altlık oluşturması,

4. İki farklı coğrafik bölgeyi kapsayan Çorum’un zengin biyolojik çeşitliliğinin ortaya çıkartılması,

5. Obruk ve Kargı Barajı su ürünleri açısından değerlendirilmesi ve sürdürülebilir hale getirilmesi,

6. Osmancık ve Kargı ilçeleri gibi gizli kalmış doğal güzellikleri ve biyolojik çeşitliliği,

7. Çorum’un doğa okulları ve biyolojik çeşitlilik eğitim faaliyetleri için uygulama alanlarına sahip olması,

8. Su fakiri olmasına ramak kalan ülkemizde, zengin su kaynaklarına sahip olan illerden birisinin Çorum olması,

9. Öğrencilerimiz için Çorum biyoçeşitliliğinin uygulama ve araştırma olanakları sunması,

10. Orman ürünlerinin kullanımının sürdürülebilir kullanımını desteklemeye potansiyel oluşturması,

11. Tarımsal faaliyetlerde pesitisit ve rodentisit kullanımlarının bilinçlendirilmesi,

12. Destekleyen kuruluşlara güçlü bir altyapı ile projeler sunma imkanı,

13. Türkiye’nin en zengin sukuşu kışlama alanlarından birisinin Obruk Baraj Gölü olması gibi birçok gerekçe araştırma merkezinin kurulum amaçlarını ve katkılarını göstermektedir.